Bir varmış iki varmış

Çok güzel masallar anlatabilirim çocuklarıma.

Odalarının ışığını biraz kısıp, kısık sesimle söylediklerime inandırabilirim onları.

Mesela birbirini hiç satmayan on arkadaşın hikayesinden bahsedebilirim. Birlikte ne kadar güzel zamanlar geçirdiklerinden…

Ya da dara düştüklerinde birbirlerinin yardımına koşan komşuları överim. Ne de olsa Mahallenin Muhtarları’nı izleyerek büyüdüm. Çaydanlık benim için yalnızca bir çaydanlık olmadı hiç…

İnsanların metrobüse binerken birbirlerine ne kadar saygılı davrandıklarını anlatır, onları örnek almaları gerektiğinin altını çizerim. “Baba Metrobüs ne??” diye sorduklarında da hemen lafı değiştirip, onlara toplu taşımanın önemini anlatırım…

Ama yapmayacağım! Çocuklarımı asla masallarla büyütmeyeceğim. Aksine dizlerine yatıp bana masal anlatmalarını isteyeceğim. Anlatın bana aklınızdan geçenleri diyeceğim onlara. Kimseden kazık yememiş, kimse tarafından itilip kakılmamış o temiz zihinlerinden hayatın ne olduğunu dinleyeceğim.

Kendi masalları olacak onların, hayal edecekler. Hayal ettiklerini sahiplenecekler. Başaramasalar da en azından kendi hayallerinin, kendi masallarının peşinden gidecekler.

Bana umut verecekler.



Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s