Çişini Tutma! Zaten Öleceksin..

“Anne! Korkmuyorum artık ben!” dediğin günler olmuştu.

Seni “ben” yapan bir şeydi bu. Altından çekilip alınan beyaz bez, annenden bağımsızlaştığını simgeleyen bir bayrak gibi tutulmuştu coşkuyla ellerde. Çünkü temizdi. Çünkü artık öğrenmiştin adam gibi “Çişim geldi” demeyi ve adam gibi layıkıyla gidip tuvalete işemeyi. Hatta ödüllendirilmiştin bile, kim bilir hangi süslü şeyle.

Aslında bu, annenin senden bağımsızlaşmasıydı. Tuvalete gidip ilk kez tek başına işediğinde, senden daha çok sevinen elbette sen olmamıştın. Kadın, iki dakika fazladan yalnız kalabilecekti. Artık, sen de yalnızdın. O uzun ve karanlık koridorda yalnız başına yürümek zorundaydın. Yine de kendini bu yolda, genelde koşarken bulacaktın. Yolun sonunda beyaz bir ışık yakabilmek için nasıl da bacakların kıçına vurarak koşardın, hatırladın mı? Hatırlamadıysan kıçına bak, anımsayacaksın. Zaten unutmak istediğin türden anılarını, korkularını, acılarını o yöne bakarak rahatlıkla hatırlayacaksın.

Kapkaranlık koridor korkusuyla daha az yüzleşmek için, daha çok tutman gerekecekti. Bırakmayacaktın kendini. Belli etmeyecektin korktuğunu. Hatta sırf bu yüzden, idrar yollarından hastalanacaktın ve muhtemelen uzun süre de düzelmeyecektin.

Hiç ölmeyecek gibi yaşayışımıza, gülmekten ölüyorum bazen kendimden korkarak altıma işeyebilecek kadar.



Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s