Bekleme Yapma

En ulaşabileceğini bekler insan. Onu sever. Onu özler. Ne beklerse onu piç eder aynı zamanda. Ne beklersen bekle, sonunda hayal kırıklığını da bekle.

Senin istediğin; en yakınındaki, en olası olandır.

Kış gelirken yanında kar da getirsin diye beklersin. Kar; kış meyvesidir ya, yağması lazım. Aylarca bekledim, gelmedi. Kara soğuklarda simsiyah kaldım. Baharın ilk günlerinde çat kapı geldi! Geç kalmıştı tabii. Bu kadar bekledikten sonra beklenti de büyük oluyor. Yağan kar kesmedi beni, dişimin kavuğunu bile dolduramadı. Beklemeye başladığım an hüsranmış zaten benin hikayem.

Elde edebileceklerin arasındakilere aşık olursun. Uzaktakini sevmezsin. Adriana Lima ya da Heidi Klum değildir senin gönlüne giren. Onlar bir elin kavrayabildiği kadarlardır. Hayallerini süsleyebilir ancak. Beklersin, gelmezler. Beklemesen de gelmezler, o ayrı…

Gece olunca uykunun gelmesini beklersin. Sabah erken kalkman lazımdır, yorucu bir gün olacaktır. Ama yok! Gelmez ! Ne zaman gece çalışman gerekir, göz kapaklarını taşıyamaz duruma gelirsin. “Uyku”yu beklediğin an, piç edersin.

Beklememeyi öğrenmek asıl olan ya da beklentin olmadan beklemeyi bilmek. “Kar yağmasa ne olur ki? Yazın güneş var abi!” diyebilmek.

Bekleme canım kardeşim. Ne kadar beklersen, o kadar gelmez.

Dacia reklamlarını andıran, Murphy Kanunları’ndan esinlenilmiş, bilimum metaforlar, türlü içgörülerle bezenmiş gereksiz yazının sonuna geldiniz. Çıkışlar sağ üst köşeden.



Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s