Metropol İnsanının Yaşam Rehberi – Chapter 1

AÇIK OFİSTE ÇALIŞIYOR KİSVESİ ALTINDA İŞTEN KAYTARMAK

Efendim merhabalar..

6ustu ekibi olarak, Metropol İnsanının Yaşam Rehberi seminerlerini hazırlarken, çilekeş şehir insanına bazı önerilerde bulunup, onların hayatını bir nebze olsun rahatlatmayı amaç edindik. İlerleyen günlerde de, ilk dersinde plaza çalışanlarının hayatında büyük yer tutan açık ofis sorunsalını ele alarak başladığımız, bu seminerler zinciri çerçevesinde; alışveriş merkezleri, fitness salonları, ev partileri vb. gibi, metropol insanını ilgilendiren bir çok konuyu ele alıp, irdeleyeceğiz. Şimdi etrafınızı kolaçan edin, yakınlarda, kendinizi yazıya kaptırdığınız da “Napıyosun lan?.. İşten mi kaytarıyosun yoksa? eki eki eki..” diye bir anda arkanızda belirebilecek bir iş arkadaşı tehlikesi olmadığından emin olduktan sonra, döner koltuğunuza sertçe yaslanın, hafifçe yaylanın (Plaza İnsanı Hareketleri No:1-Mutlu olduğunda, elleri ensede birleştirerek, sertçe arkaya yaslanıp, döner koltukta hafifçe salınırken gülümseyerek uzağa bakmak) ve ilk dersinizin keyfine çıkarın.

Şirket sahipleri tarafından, herkesin bir arada, kardeş kardeş çalışmaya zorlandığı geniş alanlara açık ofis denir. Bu oluşum görünürde “takım çalışması iyidir, fikir alışverişi yaparak beraber çalışırsınız işte..” gibi bir gerekçeye sırtını dayarken, aslında temel felsefesi çalışanın özel alanını minimuma çekmektir. Son 20 yılda şirketler bir bir açık ofis uygulamasına geçince, plaza çalışanları da kendilerini bir anda, işten başka şeylerle ilgilendiği anda müdürünün tepesine bineceği, olmadı iş arkadaşlarının kendisini her an ispiyonlayabileceği, güvensiz bir ortamda buldular ve 20 yıldır bu kabustan çıkmanın yollarını arıyorlar.

İşte biz günümüz plaza çalışanlarına içinde bulundukları bu krizi fırsata çevirme olanağı sunuyoruz. Aşağıda vereceğimiz tavsiyeler, açık ofislerde de çalışıyorum kisvesi altında işten kaytarabilmenin anahtarını veriyor. Artık kapıyı açıp girmesi size kalmış.

Monitör Mahremiyeti (MM);

Eğer masası duvara dönük olan ya da monitörünü görmek isteyen kişinin, printer, çöp kovası, kahve makinası, klima gibi engellerden oluşan zorlu bir parkuru aşması gereken, şanslı ofis çalışanlarından değilseniz, mesai saatleri boyunca en çok dikkat etmeniz gereken konu; ekran mahrumiyetidir. Çünkü yukarıda şartlarını saydığımız şanslı çalışanların, müdürlerine çalışıyor gibi görünmek için youtube’dan “masadan düşen yavru bir kedi” ya da “apışarasına sopa yiyen beyzbol oyuncusu” videolarını seyrederken; önemli bir raporu inceliyormuş gibi çenelerini kaşıyarak, düşünceli düşünceli ekrana bakmaları ya da arkadaşlarıyla msnde yazışırken; müşteriye mail atıyor gibi bir ifade takınmaları yeterliyken, masası kapıya ya da koridora yakın olan ofis canlısının “çalışıyorum ben” imajı için daha fazla çaba göstermesi gerekmektedir.

Öncelikle bu kişilerin refleksleri tehlikeyi anında sezebilen bir Virginia Geyiği kadar kuvvetli olmalıdır.  Monitörün görüş menziline herhangi bir canlı girdiğinde, ekrandaki sakıncalı içerik derhal kapatılmalı, en kötü ihtimal simge halinde küçültülmelidir. Refleksleri kuvvetli olan açık ofis çalışanı, bu özelliğiini kullanarak rahat rahat milliyet.com.tr’nin güzeller galerisini gezebilir ya da arkadaşından gelen “fwd: bayandan satilik (XX +18)” başlıklı maili hiç korkmadan açabilir. Fakat bu kişiler, kuvvetli reflekslere sahip olmanın yanı sıra, her an her şeye hazırlıklı olma konusunda da tecrübeli olmalıdırlar. Çünkü  çalışıyor gibi gözükmek, ofiste türünü korumayı isteyen çalışan için, patrona yakalanmamak kadar önemli bir konudur. Her ihtimale karşı en altta açık duracak olan, bol grafikli bir power point sunusu ya da maillerle dolu bir outlook sayfası, lüzumsuz arkadaş ya da müdür baskınlarında hayati bir önem taşır. Böylelikle “benim gizlim saklım yok, aslanlar gibi çalışıyorum” mesajı verilerek müdürlerin kalbine güven, rakiplerin kalbine ise korku aşılanır.

Ayrıca dikkati ekrandan uzak tutacak nesneler de acil durumlar için masanın üzerine serpiştirilmelidir. Bayanlar için; peluş bir ayı, yavru kedisiyle çektirdiği bir resim ya da bir Fırat posteri, erkekler içinse; zippo çakmak, orta büyüklükte bir Darth Vader biblosu ya da bir Victoria Secret masa takvimi dikkat dağıtma konusunda çok yardımcı olabilir.

Uzun Kahve Molaları (UKM);

Bir önceki haftanın maçlarının ya da işe yeni başlayan kızın/adamın, ne kadar güzel/yakışık olduğu gibi konuların tartışıldığı uzun kahve molaları, müdürünüzün gözünde oluşturduğunuz “bu çocuk çalışıyor” imajını bir anda yerle bir edebilecek ortamlardır. Fakat bir kaç küçük taktikle bu durumun önüne geçmek mümkündür. Öncelikle sakın kahve içmeye çıkmamazlık etmeyin.  Herkes moladayken, sınıfın inek öğrencisi gibi masada oturmak çok yapmacık bir harekettir ve böyle yaparak sadece muhabbeti kaçırmış olamakla kalmayıp, amirinizin aklına “bu herif aklınca beni mi kandırıyor acaba?” düşüncelerini de ekebilirsiniz. “E o zaman ne yapmamız gerekiyor?” dediğinizi duyar gibiyim. Yapacağınız tek şey moladan grupla beraber değil, gruptan biraz önce tek başınıza dönmek. Zamanlamayı iyi tutturursanız, arkadaşlarınızı uyandırmadan yapacağınız bu kritik hamle, ofis içindeki toplu oluşumlardan hoşlanmayan üstlerin gözünde çalışan adam imajınızı korumakla kalmayacak, ayrıca hanenize, dönem sonu değerlendirmelerinde size prim olarak dönecek, artı puanlar yazılmasını da sağlayacaktır.

Yüksek Sesle Konuşma (YSK);

Plaza ortamında çalışmadan yaşayabilmek için kazanılması gereken önemli yeteneklerden birisi de; yüksek sesle konuşabilmektir. Her yiğidin harcı değilidir, onlarca yıl süren plaza insanı evrim sürecinde, nice ofis sakini çok çalışıyor olmasına rağmen bu yeteneği kazanamadığı için, tazminatı koltuğunun altına verilip, döner kapıdan dışarıya yollanmıştır. Yüksek sesle konuşmak, çok güzel bir kendini pazarlama (self-bazaaring) tekniğidir. Müşteriyle telefonda konuşurken, bir arkadaşınızdan dosya isterken veya bir başkasının hatası yüzünden kendi işinizin aksadığından bahsederken, ton ayarı çok önemlidir. Sesinizin desibeli müdürünüzün (bazı özel durumlarda bir üst müdürünüzün) duyacağı kadar yüksek, iş arkadaşlarınızı ve rakiplerinizi ürkütmeyecek kadar da düşük olmalıdır. Diğer özelliklerini, bu tekniği kullanarak taçlandıran bir plaza çalışanının, kıçını yayarak ve hiç bir şey yapmayarak şirkette yükselip, aynı zamanda işe başladığı arkadaşlarının başına müdür olarak atanması işten bile değildir.

Kişisel Kulaklık (KK);

Masanızın çekmecesinde bulunduracağınız iyi bir kulaklık, açık ofis ortamında hayat kurtarır. Zaten binbir zahmetle, facebook’tan ya da youtube’dan açacağınız videoları ya da House MD’nin son bölümünü, ses çıkarmadan izleyebilmeniz için gerekli olan bu nesneyi, bir önceki maddede bahsedilen YSK tekniğini kullanarak söyleyeceğiniz “Ya bu ne gürültü, konsantre olamıyorum sesten.. En iyisi kulaklığımı takayım da, klasik müzik eşliğinde işime odaklanayım..” cümlesinin ardından takarsanız, prestij hanenizde artı puanlar birikmeye devam edecektir.

Yalnız konumuzla pek alakası olmasa da, kulaklık konusunda çok dikkatli olmanız gereken bir nokta var. Kulaklığınızla müzik dinlerken asla osurmayın.. Evet yanlış duymadınız; osurmayın.. Çünkü kulağınızda kulaklık varken size, sesi ofis ortamında duyulmayacak kadar düşük olan bir yellenme gibi gelen bu fizyolojik ihtiyaç, gerçekte gürültüsüyle arkanızda bir hollywood felaket filmi etkisi yaratmış ve tüm ofisin dikkatini küçük masanıza çekmiş olabilir. Üstüne üstlük, bunun üzerine hiç bir şey yokmuş gibi çalan şarkıya kalemi masaya vurarak ritim tutmanız da, sizi rezil etmek isteyen rakiplerinizin, ilk kahve molasında tüm ofise anlatacağı bu komik hikayeye yakışan muhteşem bir final olacaktır.

İlk dersimiz burada sona eriyor. İlerleyen dersleri takip ederek siz de metropol hayatındaki virajları minimum zararla atlatabilirsiniz.

Bizi izlemeye devam edin..



Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s