4 Liraya Zaman Makinesi

Ortaokul yıllarında çantamda mütemadiyen bulunan üç dergi vardı; HBR, Pişmiş Kelle ve LeMan..

Önce HBR ortadan kayboldu sessiz sedasız. Daha sonra Pişmiş Kelle gelmemeye başladı bakkala. E bir süre sonra ben de “Geldi mi?” diye sormaktan vazgeçtim tabi.. Zaten gel zaman git zaman saman kağıdın kokusuyla beraber Pişmiş Kelle’yi de yavaş yavaş unuttum.. (ta ki rahmetli Metin Demirhan‘ın ölüm haberini alana kadar)

Arkadaşları gidince tek başına çantamda tutunmaya çalışan LeMan’ın süngüsü de, daha genç ve popüler ekibin dergiden ayrılıp PENGUEN’i kurmasıyla düştü. Bir süre alışkanlıktan almaya devam ettim LeMan’ı. Sonraları bu alışkanlık vicdan azabına dönüştü. Vicdanımın da zımparalandığı yıllarda, Uykusuz’un da çıkmasıyla pabucu iyice dama atılan LeMan artık rafta bile dikkatimi çekmez olmuştu. Bu sene içinde logosu da değişince çocukluk yıllarımın Feyyaz’ı, arkadaşları Metin ve Ali’nin yanına tarafımdan usul usul yollandı..

İşte bugün gazete almak için gittiğim bayide o unuttuğum eski LeMan logosu gözüme çarptı. Üzerindeki dergiyi az kaydırınca altından kocaman bir “1000. Sayı” balonu çıktı.. Ben de içine bile bakmadan gazetenin yanına LeMan’ı da ekledim ve çıktım dükkandan.

İlk oturduğum yerde derginin kapağını açınca inanılmaz bir kadroyla göz göze geldim. Derginin 1000. sayısı şerefine, LeMan’dan ekmek yemiş,orda yazarak, çizerek kazandığı parayla kira ödemiş, evine makarna, yoğurt almış herkes yine oradaydı; Mehmet Çağçağ, Can Barslan, KemKen, Bahadır Baruter, Atilla Atalay, Met-Üst, Nuri Kurtcebe, Aslan Özdemir, Gökhan Dabak, Kemal Aratan, Behiç Pek ve hatta öyküleri rüyalarımı şekillendiren garip adam; Galip Tekin. İlk sayfayı okumaya başlamamla beraber, bir anda tekdüze sesiyle ders anlatan Nurgül Hoca’nın dersine, arka sıraya ışınlandım ve hocaya yakalanma stresiyle dergiyi bir çırpıda okuyup, bitirdim. (Galip Tekin hariç. Onu yine uyku öncesine saklıyorum.) Oturduğum kafeye geri döndüğümde ise kulağımda tenefüs zilinin sesi, burnumda ise vernikli sıranın kokusu hala duruyordu. Elimde de az evvel  4 liraya aldığım zaman makinesi..

Demem o ki.. Ben çok güzel bir yolculuk yaşadım bugün. Eğer sizin de zamanında yolunuz bir şekilde Daral&Timsah’la, Zıçan Adam’la, Erdener Abi’yle, Orçun Kunek’le, Deli Cevat’la ve diğerleriyle kesiştiyse LeMan’ın bu özel sayısını edinmenizi şiddetle tavsiye ederim. Bu vesileyle hem geçmişe huzurlu bir yolculuk yapmış, hem de “Bu Yiğit Özgür çok piç adam yeaa!” diye gezerken unuttuğunuz eski arkadaşlarınıza bir selam vermiş olursunuz.



Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s