Kadın Soyunma Odası

Yaklaşık 1 sene önce, para verirsem belki yaparım diyerek (yine), sağlıklı yaşam, spor ayaklarına gittim bir spor salonuna yazıldım. Son 4 senedir böyle yapıyorum. Her seferinde parası boşa gitse de, aynı şeyi yine yaparak, bir insan evladının kendine olan inancını yitirmemesi güzel şey ya da aptallık, karar veremedim.. Çocukken de elektrik prizine tel sokmanın canımı yaktığını ilk seferde öğrensem de yine kimseler görmediğinde denememe kadar dayanabilir motivasyonum.

2 sene evvel, böyle bir şevk gelmişti ve 3 ay düzenli devam etmiştim. Gidenler bilir, bir hoca gelir, amacınıza yönelik bir program ayarlar size ve size düşen de kartonda yazılı egzersizleri düzenli uygulamaktır. İlk kuru tamamladığınızda tekrar yağ-kas ağırlığınız falan hesaplanır, yeni program yapılır. Gel gör ki sürekli aynı yerde, aynı şeyleri yapmak ciddi sıkıntı benim bünyeme, hemen sonuç göreyim tez canlılığı sporda işe yaramıyor. Ter atmak, sporun verdiği iyi his, bunlar güzel şeyler ama bir türlü olmuyor işte, ben de 3 ay dayanabildim. Sonra pes ettim.

Bu sene yine aynı hevesle üşenmedim yazıldım, bu sefer sadece yüzmeye karar verdim. Hoş, kulüpler sadece havuz ile kulüp üyeliği aidatı arasında öyle az fark bırakıyorlar ki, kullanmayacağımı bilsem de (bilinçlendim) belki kullanırım diye kulüp üyesi olduk az fark diye (ama neye yarar). Ben olsam ben de aynı fiyat politikasını uygulardım o ayrı..

Spor insanın kendi kendisine meydan okuması aslında. Yeni mi keşfettin derseniz, evet! Çocukken basketbola yazıldım, keşfedemedim, tenise yazıldım, keşfedemedim, fitness diye nice nicesine sarıldım, keşfedemedim, yüzdüm, keşfettim. Sonunda! Demek ki spor insanın kendine yakışanı yapmasıymış.

Şimdi 10 gündür (10 ayın sonunda) yüzüyorum. Buraya kadar uzattığımın da farkındayım, merak etmeyin yüzmenin faydalarını anlatmayacağım. Kadınlar soyunma odası enteresan olabilirdi, onu anlatsan dediğini duyar gibiyim beylerin. Başlık sadece bir kandırmacaydı. Gerçekten hiç enteresan değil, emin olun, bırakın hayallerinizdeki gibi kalsın oralar, ben bozmayayım.

Size anlatacaklarım insan manzaralarından başka bir şey değil aslında. Çok şey beklemeyin. Vaktiniz yoksa da okuyarak vakit kaybetmeyin ama az kaldı, buraya kadar okuduysanız bitirin bari.

Havuz maalesef erken ve geç saatlerin dışında, yani gün ortasında tenha olmuyor. Kulvar dinlemeden kafasına göre yüzenler, kalabalık derken, tenha saatleri sonunda buldum. Bulana kadar yaşadıklarım ise benimle birlikte mezara gitmeyecek. Size, bu denemelerimden birinde, geçen Pazartesi günü saat 10:00 da, 15 tane menopoz teyze ile yüzdüm desem, bana cinnetin resimini çizebilir misiniz? Şimdi menopoz teyze benzetmesi yanlış anlaşılmasın, bir gün ben de bu dönemi yaşayacağım ömrüm yeterse ama anlatmak istediğim tabloya uyacak daha uygun bir tamlama gerçekten aklıma gelmiyor. Ben anneme de böyle diyorum, bir tane patlatıyor, şimdi kullandığım için de bir tane rica ederim ondan, ödeşiriz tüm teyzelerimle.

Bir ara yanlarında getirdikleri poşetlerden örgüler çıkacak diye korktum. Bildiğin gün var havuzda. Birazdan boşalır diye diye yarım saat bekledim, gittikçe arttılar. Kararlıyım ama yüzücem! Neyse kendime daracık bir alan belirledim, yüzmeye başladım. Teyzelerime laf ettirmem, onlar takılırken ben de rahatlıkla yüzebiliyordum. Ta ki benden biraz daha büyük olduğunu düşündüğüm bir kadın benim kulvara tecavüz edene kadar.

Düşünsenize tam ritmi tutturmuşsunuz, “mission completed” havasına girmişsiniz, konsantrasyon ok, bir anda, sonradan gelen, serbest de değil, sırtüstü yüzen hem cinsiniz “çekil, ben yüzücem” edasıyla çat diye bölüyor her şeyi. Havuzun ortasında öylece bakakaldım bu rahatlığa, teyzelerimle bakıştık, şimdi ne yapmak lazım? Bekledim benim tarafa gelsin diye, iletişim kurucaz ya, sokak çocuğu şapkamı bir kenara koydum ve olgun bir insan olarak konuşup, rahatsızlığımı dile getireceğim. Sonunda kulvarıma girerek antremanımı (ne sandınız) böldüğünü söyledim ama “aa güzel yüzüyorsun” deyip aynen devam etti. Ah biz kadınlar! Gerçekten gıcık olabiliyoruz, di mi? Peki dedim, buraya kadar, nezaket benden gitti! Başladım tekrar yüzmeye ve beni anladığını düşünmesem de, en azından yoluma çıkmaması gerektiğini anladı espritüel spor severimiz. Arkasından yine havuzun ortasında yaşlı bir teyzemle benzer hadiseyi yaşadık ve teyzemin samimi sorusu beni gülümsetmeye yetti “Nasıl yapalım?”. Devamında belinin çok ağrıdığını, beklediğini ama boşalmadığını söyleyince, buyrun dedim, ben çıkıyorum zaten deyip, olay yerini terkettim.

Spor kulübünde saunaya televizyon koymayı akıl eden dahiyane beynin beynine elimle çap çap vurmak istiyorum. İstisnasız her gittiğimde açık, istisnasız kapatabilir miyim diye soruyorum, istisnasız “Neden?” sorusu ile karşılaşıyorum. Neden mi Esra Erol seyretmek istemiyorum saunada ya da diğerlerini? Hmm.. Uzun cevapları kendime saklıyorum, kafa dinlemek için diyorum, isteksiz peki diyorlar onlar da..

Yine Pazartesi’ye dönüyorum, saunadan sonra dinlenme salonuna geçtim ve tabii ki tüm koltuklar dolu, teyzelerim yüksek sesle, yemek tarifi, bitki çayları, din tartışıyorlar.. Bekliyorum, kalkan olursa oturmak için. Bir tanesi “gel, ayak ucuma otur” dedi. Oturdum. Kenara kaydı, gel uzan yanıma dedi, yanında ki teyze bak kafanı şöyle koy, ayağını da benim koltuğa uzat deyip, alaşağı ettiler beni, yok mok derken, sonunda biri kalktı, hop fırladım kaptım koltuğu.. Canımı zor kurtardım, yoksa öldürücü anne şefkati darbesini yememe az kalmıştı.

Bir de kadınlara dair, herkesin göz ucu, diğer kadınlarda.. Bunda istisna yok, bakmıyorum, kıyaslamıyorum diyen kadın yalan söyler, bu kadar da cesur itiraf ediyorum! Hele soyunma odasında, gözler yandan yandan süzmede sürekli.

Yeni yazılanların bazıları eve yeni getirdiğiniz kedinin titrekliğiyle etrafı keşfediyor, ürkek. Çok kadının olduğu yer gerçekten ürkülmeyecek gibi değil bence. Bir de cık-cıklayıcılar var, önce kendi kendilerine gibi cık-cık yapıp, destek gördüklerinde yüksek sesle esip gürleyenler. Bir de benim gibiler var, kulvarı ihlal edilene kadar melek, mantıklı açıklama karşısında hala örnek kız çocuğu ama aksi bir durumda sokak çocuğu.. Neyse tenha saatleri buldum zaten, tehlike yok.

About these ads


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.